Tatlı Tuzlu WAT Maceram

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Ben de size Amerika maceramı anlatayım. Sonuna doğru yaklaştım.. Belki gidecek olanlara ön fikir olur. Gidip Work and Travel danışmanına falan sormayın, bunu okuyun yeterli olacaktır.

12 Haziran’da Myrtle Beach, SC’ye indim, sıcaklık zehir gibi vurdu beynime, dedim bu nedir? Her neyse eve gittim. İçeri bir girdim, sığınma evi gibiydi, bildiğiniz valizin üstünde uyudum. Uyanınca da güzel bi Türk arkadaşlara ayar verdim. 19 saat uçmuşum, beni koltukta yatırdılar. Her neyse, bu arada Amerika’ya arkadaşımla birlikte geldim sınıf arkadaşımla.

Work and Travel İşlerim

Çalışacağımız yere bir gün öncesinden gittim ne var ne yok diye, bildiğiniz maraba başı oldum. Kroger diye bir markette poşetleyiciydim. Hani benim gibi adama ters olan bir şey ve buradan haftalık 206 dolar aldım hem de 32 saate. Holy Shit!.. Artık poşetleme yapmaktan arada beynim error veriyordu ve bandın üzerinde üstüme doğru gelen malzemeleri izliyordum tabi diğer arkadaşlar da öyleydi. Beyni akmıştı hepsinin. Tabi öncesinde bisiklet falan aldık. O lanet bisikletim çalındı. Bu markette 3.5 hafta kadar çalıştım ve sonra istifa ettim. Ben İngiliz dil ve edebiyat öğrencisiyim, bana sordular neden çıkmak istiyorsun diye, ben de onlara edebiyat yaptım, yokluk-yoksulluk edebiyatı. Ağladılar… şaka ağlamadılar da ağlar gibi oldular. Sonra gittim balık restoranında busboy olarak işe başladım. İyi saat ve iyi para aldım. Harbiden iyiydi.

Konaklama Maceraları

Tatlı Tuzlu WAT Maceram

Tatlı Tuzlu WAT Maceram

Ev ortamı bazen gerildi bazen yumuşadı. İlk başta yavru geyik yavrusu gibiydik. Sonradan ortam ısınınca birbirimizin pisliklerini görmeye başladık ve sonraki adım ise bu pislikleri görmemekti. 4 erkek 3 kız idik. Etrafımız Ruslarla çevrilmişti. Bazı tipler iyiydi bazıları ırkçıydı ama Türk olarak diss atmışlığımız oldu. Sonra yavaş yavaş onlarla da arkadaş olmaya başladık. Partiler mangallar falan. Sonra bayağı bi kaynaştık. Birlikte her şeyi yaptık, en son hatırladığım Türk partisi yapmıştık, herkes kafayı yemişti, ben bir yandan mangal yapıyorum diğer yandan millet içiyor falan filan. Sonra sahil partileri falan çok derine girmiyorum. Arkadaş ortamı çok sağlamdı. Bisikletim çalındı demiştim, sonra sınıf arkadaşımla birlikte moped aldık ortaklaşa. Sanırım bu bizim devrim noktamızdı. Bulunduğumuz kasaba demiyorum eyalette kraldık, çünkü mopedimiz vardı. Kimler bindi ve ne heyecanlar yaşandı o mopedde bir bilseniz.

Balık restoranı demiştim. Orada İspanyollarla iyi kapıştım. Bir yanımız kibardır da bir yanımızda semt çocuğudur. Verdik sonuçta ayarı onlarla da arkadaş olduk. Kendimi sevdirdim herkese bedava yemekler, orada çalışanlarla espriler muhabbetler, elimizden tutan ablalar, teyzeler vardı. Birlikte gezdik falan filan. Ortam gayet iyiydi, farklı insanlar geldi gitti, üzüldük ya da sevindik.

Her neyse ev ortamına dönelim. Gittiğim tarihten sonra birkaç arkadaş daha dahil oldu eve, abi 10 kişi olduk 2+1’de, ben de kampçıyım Allah’tan çadır getirdim. Kurdum onu dışarıya ve içinde uyudum, çok sağlamdı. Millet içinde uyumak istedi ama dedim NO! Sonra işe gittim geldim falan dedim bir telefonu kontrol edeyim. Ev sahibinden bir mesaj full motherf*cker içerikli, hey yo motherf*cka you cannot set yo motherf*cka tent in front of my house, otherwise get out of ma f*cking house. Çıldırdım ben de gittim kaldırdım. Bir ara parasız kaldık ev halkı olarak bu benim bulunduğum eyalet ile ilgili bir bilgidir, 2 hafta boyunca ekmek+cheddar+en ucuz içecek. 2 hafta boyunca…… Bazı arkadaşlar evlenince onlara 1 paket cheddar takacağım sağlam bir anımız vardı.

Sonra Popeyes’e girdik 3 arkadaş, ful siyahtı, bilirsiniz chicken siyahların elindedir, ben ömrümde bu kadar eğlenmemiştim. Hepsi uçuyordu, her cümlesinin başında f*ckin.. vardı, iş bitim tarihinin sonuna kadar çalıştık. Hatta siyah partisine gittik ve tek ben ve arkadaşım beyazdı. Bize ikramlar falan artık konuşma şeklimiz, yürüme şeklimiz her şeyimiz onlar gibi olmuştu. Dans ettik eğlendik takıldık, en son kör olduk ve ışınlanmayı bulduk… o derece. Oradan bedava yemek alıyorduk, istediğimiz zaman gidiyorduk çalışıyorduk ve istediğimiz zaman çıkıyorduk.

Travel Gibi Travel

Sonra travel yaklaşmaya başladı, millet diyor ben oraya gideceğim tur aldım ben öyle yapacağım vs vs vs. ben de arkadaşlara teklif götürdüm dedim ki; araba alalım ve biz de bir şeyler yapalım. Allah’a şükür araba bulduk 2000 $’a, 3 kişiydik. Başlamadan önce gezdik tozduk o arada mopedi sattık. Bu arada maşallah diyin iyi para kastık KOSP bulmuştuk. Araba var ya off… neler yaptık.. artık eyalet değil Amerika bizimdi. Ben bu sayede her milletle tanıştım, aklınıza gelecek her milletle… 😀

Gün geldi travel’a başladık ama nasıl başladık bilmiyorum. Plansız, hiç bişisiz..  South Carolina‘dan başladık Atlanta üzerinden Oklahama oradan Colorado yaptık dağa çıktık ayılarla boğuştuk, dehşet fotolar çekildik çok güzel yerler gördük ve sonra Las Vegas’a sürdük. Ordan SF, LA ve Arizona üzerinden durmadan 2 gün boyunca Miami‘ye geldik. Miami’den NY‘a sürdük. Yaklaşık 9-10 bin mil. Ve dün NY’u gezmek için gişeden geçerken arabamızı bağladılar. Benim bi akraba var bize otel falan tuttu. Orda mahsur kaldık, para gelmesini bekliyoruz. En kısa zamanda gezeceğiz bu lanet şehri. Arabasız ama, bebeğimsiz…

Son olarak hikaye kötü biter gibi oldu ama ben burda adam oldum, zorluğu bir kez daha gördüm, dostlukların pekiştiğini gördüm, bazıları yıkıldı ama benimkiler değil. TR’ye dönünce kapısını çalacağım insanlar var, turist olarak geldiğimde evinde kalacağım kişiler var. Yani Amerika beni yordu ama çok da iyi oldu…

Derinlere giremedim bilirsiniz her şey herkesin önünde olmuyor. Bir şey soracak olursanız mesaj atabilirsiniz. Bu hikayemin 10’da 1’idi.
Saygılarımla,

Samet Kavuk

Share.

About Author

1 Yorum

  1. Buradaki şehirleri tek tek daha detaylı yazabilirseniz work and travel öğrencileri için çok iyi olur, güzel bir paylaşım teşekkür ederim.

Leave A Reply

Spam Denetimi *